Ağva
İstanbul’a yakınlığı, yemyeşil ormanları, iki kıyısından geçen dereleri, hırçın Karadeniz’i, lezzetli balıklarıyla Ağva keyifli ve huzurlu bir haftasonu için ideal.
Yorucu haftalar, iş temposu, geçim sıkıntısı, çocuğun okulu, trafik, ekonomik işte hayat gailesi… Sebebi her ne olursa olsun her lafın başı “güney” diyen İstanbullular tatile çıkamaz oldular. Hal böyle olunca son yıllarda yakın İstanbul keşifleri fısıldanır oldu kulaklara. Yakın bir yörede, kentin gürültüsünden , keşmekeşinden uzak, doğayla başbaşa huzurlu, kısa da olsa bir tatil…
İşte bahar ve yaz aylarında İstanbullu’nun günübirlik ya da kısa haftasonu gezileri için tercih ettiği yörelerden biri de Ağva. Kusursuz doğa, temiz hava ve leziz balıklar Ağva’yı tanımlamaya yetiyor. İstanbul’a yakınlığı, yemyeşil ormanları, iki kıyısından geçen dereleri, hırçın Karadeniz’i ile Ağva keyifli ve huzurlu bir haftasonu için ideal. Resmi kayıtlarda Yeşilçay olarak geçse bile hala Ağva olarak bilinen bu şirin belde Şile’ye 40, İstanbul’a 101 km uzaklıkta. 1 saat 45 dakikalık bir araba yolculuğu sonunda yeşile, balığa ve huzura ulaşabiliyorsunuz.
Ağva, Latince’de “iki dere arasına kurulmuş köy” anlamına geliyor. İzmit’in Çal Tepesi’nden doğup gelen Göksu ve Yeşilçay dereleri arasındaki deltaya kurulan bu şirin beldenin belki de en çekici yanı bu derelerin yemyeşil kıyıları. Oteller ve restoranlar buralara kurulmuş, yörenin tüm aktiviteleri bu kıyılarda gerçekleştiriliyor. Ağva Karadeniz kıyısında 3 km. uzunluğunda kumsala sahip. Doğal plajı ve doğa harikası yeşili, etrafında yer alan bakir koylar, adacıklar, ormanlarla doğallığın iç içe ve oksijen oranının çok yüksek olduğu bir bölge. Kilim Koyu, Gelin Kayası, Saklı Göl mutlaka keşfedilmesi gereken yerler. Çevresinde Gürlek, İnkese gibi birkaç ilginç mağara da yer alıyor. Rivayete göre Pagan Romalılar’dan kaçan Hristiyanlar’ın bile bu mağaralarda yaşadığı sanılıyor.

Ağva’ya girişte ilk dikkatinizi çeken balıkçı teknelerinin çokluğu. Kıyı şeridinde ise bir sonraki güne ağlarını onararak hazırlanan balıkçılar gözünüze çarpıyor. Çok geçmeden denize yakın veya çayların üzerinde kurulu lokantalardan birini seçip sonrasında da pastoral bir keşfe çıkabilirsiniz.

Eşsiz tabitatıyla keşfedilmeye hazır Ağva’da, yaz kış su sporları (dere kıyısında kano, deniz bisikleti) kış aylarında fitness, doğası itibariyle trekking ve avcılık yapabilirsiniz. Ormanda yürüyüş, koşu, bisiklet, kamping gibi aktiviteler için son derece uygun olan Ağva, yazın Karadeniz’in hırçın sularında serinlemek isteyenler için de ideal. Kaplumbağa, ceylan, kurt, çakal, yaban domuzu, tilki, sincap, birçok kuş türü özellikle yalı çapkını barındıran Ağva avlanmaya da çok uygun.Temiz havayı buram buram solumak, romatizmal hastalıklara iyi geldiği söylenen şifalı kumsalında yürümek, dere kıyısındaki restoranlarda lezzetli balıkları tatmak da Ağva’nın keyfine varırken ihmal etmemeniz gerekenler.
Ağva’da yeme-içme denince ilk akla gelen balık. Aynı zamanda Karadeniz’in hırçın sularında bir balıkçı limanı olan Ağva’da genelde balıkçılıkla uğraşan halk, İstanbul ve çevre illerden gelen misafirlerini avladığı leziz balıklarla ağırlıyor. Hemen hemen her balığı bulmak mümkün. Yeşilçay kıyısından günlük ve taze olarak balık satın alabilirsiniz. Restoran menülerinde ise daha çok küllenmiş ocakta, ağır ağır pişen ızgara ve tava ya da odun ateşinde, fırında kiremitte yapılan balıklar yer alıyor. Defne yaprağı ve özel soslarla da tatlandırılan balıkların porsiyon fiyatları oldukça uygun.Ayrıca kır lokantalarını tercih ederseniz bıldırcın, piliç, tandır kebap ve ızgara gibi lezzetleri de bulabilirsiniz. Konaklamaya gelince son yıllarda özellikle dere kıyısına eklenen tesislerle birlikte çok sayıda irili ufaklı pansiyon ve otel bulunuyor.